
Yağların en fazla yandığı egzersiz türü 30 dakika egzersiz ve 20 dakikalık aralardan oluşan çalışma.
Japonyalı araştırmacıların yaptığı bir çalışmada, 20’şer dakikalık aralarla yapılan 30’ar dakikalık egzersizlerin, hiç ara vermeden yapılan egzersizlere göre yağların daha fazla yakılmasını sağladığı belirlendi.
Yapılan araştırmalar doğruluyor
Yapılan çalışmada, yaş ortalamaları 25 olan yedi erkek katılımcının egzersiz bisikletinde yaptıkları çalışmalar sırasında ve sonrasında kan testleri yapıldı. Yapılan aktiviteler üç kategoriden oluşuyordu. Birinci egzersiz, bir saat çalışma ve bir saat mola, ikinci egzersiz 30 dakika çalışma ve 20 dakika mola, üçüncü egzersiz ise 30 dakika çalışma ve bir saat ara verilerek yapıldı.
Yağların en fazla yandığı egzersiz türünün, 30 dakika egzersiz ve 20 dakikalık aralardan oluşan çalışma olduğu belirtildi. Yapılan bu egzersizin, ayrıca adrenalin seviyesinin yükselmesini, ve düşük plazma glikozunun bir sonucu olarak ensülin düzeyinin düşmesini sağladığı açıklandı. Araştırmacılar, bu kimyasal olayların yağ yıkımını gerçekleştirdiğini düşünüyorlar.
Ara verin!
Amerikan Spor Tıp Koleji, 45-60 dakikalık orta düzeyde egzersizle yağların yakılabildiğini belirtiyor, ancak yapılan bu çalışmayla egzersizlere belirli aralıklarla devam etmenin en iyi sonucu sağladığı belirlendi.
Tokyo Üniversitesi’nde araştırmacı Kazushige Goto açıklıyor: "Egzersizlerden en fazla yararın uzun süreli çalışmayla elde edileceği inancı oldukça yaygındır, ancak kısa aralarla tekrarlanan egzersizler sırasında ve sonrasında, yağların yakılması artıyor. Elde edilen bu veriler, gelecekte hazırlanacak egzersiz programları için aydınlatıcı olacaktır."
Journal of Applied Physiology’nin Haziran sayısında bu çalışmaya yer verilmiştir.
Kısa aralıklarla egzersiz
Grip ile ilgili 5 soru

Her yıl milyonlarca kişi grip olur. Peki grip ile ilgili bildiklerimizin ne kadarı doğru?
Harvard Tıp Okulu’ndan bilim adamları grip ile ilgili beş önemli soruya açıklık getiriyor...
1. Evde ne zaman istirahat etmeliyim?
Özellikle hastalığın en bulaşıcı olduğu günlerde, evde kalmanız son derece önemli. Ancak bu günü belirlemek biraz zor olabilir. Soğuk algınlığı için, semptomların görülmeye başladığı ilk gün, hastalığın en bulaşıcı olduğu zamandır. Gribin en bulaşıcı olduğu zaman ise semptomların ortaya çıktığı günün öncesidir.
2. Doktora ne zaman gitmeliyim?
Ateş, titreme, solunum sırasında göğüste ağrı, balgamlı öksürük, veya dehidrasyon varsa, mutlaka bir doktora gitmelisiniz.
3. Soğuk algınlığı ve grip neden özellikle kış aylarında görülür?
İnsanlar, kışın soğuk nedeniyle kapalı mekanlarda daha fazla kalırlar ve böylece mikroplar daha kolay yayılır.
4. Daha çok yemek yemem gerekir mi?
Bu günlerde, normal zamandakinden fazla veya az yemenizi gerektirecek bir durum yoktur. Ancak yeterli miktarda sıvı tükettiğinizden emin olmalısınız.
5. Grip olduğumda grip aşısı olabilir miyim?
Kendinizi çok hasta hissetmiyorsanız ve ateşiniz yoksa, aşı olabilirsiniz.
Karın bölgesi neden yağlanır?

Yüksek şekerli yiyecek alımının fazla olması, hareketsizlik ve insülin dengesizliği yağlı karnın sebebi.
Son dönemlerde göbek bölgesi yağlanmalarının önemli bir sorun haline geldiği, nedenleri arasında ise yüksek şekerli yiyecek alımının fazla olması, hareketsizlik ve insülin dengesizliği bulunduğu belirtildi.
Kalça basen bölgesi yağlanmaları da sorun
Diyet Uzmanı Oya Yüksek, son dönemlerde göbek bölgesi yağlanmalarının önemli bir sorun haline geldiğini belirterek “Nedenleri arasında yüksek şekerli yiyecek alımının fazla olması, hareketsizlik ve insülin dengesizliği bulunuyor" dedi.
Memorial Tıp Merkezi Diyet Uzmanı Oya Yüksek yaptığı açıklamada, son dönemlerde görülen göbek bölgesi yağlanmalarının kalça-basen bölgesi yağlanmalarından daha büyük bir sorun haline geldiğini belirtti. Dyt. Yüksek, lokal yani bölgesel olarak tabir edilen bu tür yağlanmaların zayıf kadınlarda dahi görülebildiğine dikkati çekerek “Nedenleri arasında ise yüksek şekerli yiyecek alımının fazla olması, hareketsizlik ve insülin dengesizliği geliyor" dedi.
Yüksek karbonhidratta tetikliyor
Kandaki şekeri kontrol eden bu hormonun kandaki seviyesinin oldukça önemli olduğunu belirten Dyt. Yüksek, “İnsülin metabolizması bozulduğu zaman kan şekeri seviyelerinde ve bununla birlikte diğer kan değerlerinde bozulmalar ve özellikle bel-karın bölgesinde yağlanmalar oluşur. Bununla birlikte alınan yüksek karbonhidrat da bu rahatsızlığı tetikler" diye konuştu.
Korunmak için diyet şart!
Karın bölgesindeki yağlardan korunmak ve kurtulmak için diyet ve egzersizin önemine dikkati çeken Dyt. Oya Yüksek, “Yüksek karbonhidrat yerine daha düzenli dağılmış öğünler tercih edilebilir. Karbonhidrat alımında ise karışık karbonhidrat diye tanımlanan esmer tahıl ürünleri tüketilebilir" dedi. Dyt. Yüksek ayrıca salata ve yemeklerde zeytinyağı veya kanola yağı kullanılabileceğini ve öğün aralarında fındık ya da cevizin de tüketilebileceğini sözlerine ekledi.
Kalp krizi aniden gelmiyor

Kardiyolog Prof. Dr. Sadi Güleç, kalp krizinin aniden gelmediğini, sigara kullanımı, yüksek kolesterol ve yüksek kan basıncı nedenlerle yıllar süren bir yaşam tarzının sonucu olduğunu belirtiyor.
Göbeğiniz büyüdüğü zaman kalp hastalığı riskiniz de büyüyor” diyen Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Kardiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sadi Güleç, “bir gün kalp krizi geçiriyorsunuz ve dönüp baktığınızda, ‘aniden oldu’ demeye hakkınız yok. Aslında yıllar süren bir yaşam tarzının sonucunda bu gerçekleşiyor” dedi.
Antalya’da düzenlenen 5. Metabolik Sendrom Sempozyumu’na katılan Prof. Dr. Sadi Güleç, gazetecilere yaptığı açıklamada, yaşam tarzı bozukluğu hastalığı olarak adlandırılan metabolik sendromun etkisiyle yaşanabilecek kalp krizlerine dikkati çekti. Kalp krizinin halk arasında “aniden oldu” diye anlatıldığını belirten Güleç, kalp krizinin sanıldığı gibi “aniden” gelmediğini vurguladı.
Prof. Dr. Güleç, kalp krizi ile göbek bölgesindeki yağlanma arasındaki bağlantıya işaret ederek, şöyle konuştu:
“Bugüne kadar göbeği hep estetik bir sorun olarak gördük. Göbek için ‘insanın nefesini tıkayan, görüntüsünü çirkinleştiren şey’ dedik. Ama göbekte bulunan yağ dokusunun farklı özellikleri olduğu anlaşıldı. Göbek orada sessiz sessiz durup, sadece estetik kaygı yaratmıyor, orada salgılanan bazı maddeler hem pankreasta bozukluk yapıp şeker hastalığının gelişmesine neden oluyor hem de koroner kalp hastalığının ve kalp krizinin ortaya çıkmasına aracılık ediyor. Göbeğiniz büyüdüğü zaman bir yandan da bilmelisiniz ki kalp hastalığı riskiniz de büyüyor. Bir gün kalp krizi geçiriyorsunuz ve dönüp baktığınızda, ‘aniden oldu’ demeye hakkınız yok. Aslında yıllar süren bir yaşam tarzının sonucunda bu gerçekleşiyor.”
Sadi Güleç, kalp hastalığının “çok nankör” olduğunu da belirterek, “Kalp damarınızın içinde bulunan yağ tabakasına eklenen bir pıhtı, 5 ile 10 dakika arasında kalp krizi geçirmenize neden oluyor. Önce maraton koşacak kadar iyi olmanız da hiçbir şey ifade etmiyor” dedi.
Prof. Dr. Güleç, sigara kullanımı, yüksek kolesterol ve yüksek kan basıncının, metabolik sendromun nedenleri arasında olduğuna dikkati çekti. Bazı vatandaşların, kalp krizi geçiren yakınları için “bugüne kadar aspirin bile almamıştı” diyerek şaşırdıklarını anlatan Güleç, “Bunun sebebi hiçbir şekilde açıklanamaz. ‘Birden bire oldu, nasıl oldu’ diyecek birşey değil, zemininde yıllar süren metabolik sendrom var” şeklinde konuştu.
Cinsel beklentiyi yüzden anlamak mümkün

İngiltere’de yapılan bir araştırmaya göre, bir kişinin kalıcı bir ilişki mi beklediği ya da bir gecelik macera mı istediğini yüzündeki çizgiler ve yüz şeklinden anlamak mümkün.
Durham, St Andrews ve Aberdeen üniversiteleri tarafından yapılan ve yirmili yaşlardaki 700 heteroseksüelin katıldığı araştırmaya göre, deneklerin büyük çoğunluğu bir kişinin yüzüne bir bakışta, uzun vadeli bir ilişki mi yoksa sadece bir gecelik gönül eğlendirme mi istediklerini tahmin edebiliyorlar.
Araştırmacılar, deneklerin bu kanıya, çenenin biçimi, burnun boyutu veya gözlerin şekli gibi işaretlerden ulaştıklarını düşünüyorlar.
İngiliz “Evolution and Human Behaviour” dergisinde yayımlanan araştırmayı yürüten Aberdeen Üniversitesi Yüz Araştırmaları Laboratuvarı’ndan Dr. Ben Jones, önceki araştırmaların da bireylerin, karşılarındaki kişinin sadece yüzünden bir fikir edinebileceklerini, örneğin sağlık durumlarını ve içedönüklük gibi kişisel çizgilerini bile anlayabileceklerini gösterdiğini söylüyor.
Dr. Jones, kendi çalışmalarınınsa daha da ileriye gittiğini belirterek, “Bu araştırmayla bireylerin potansiyel partnerlerinin cinsel beklentilerini, yüzlerinin gönderdiği karmaşık sinyallerden anlayabildiklerini gördük” diyor.
Araştırmaya göre, sert çizgileri, kare çenesi, büyük burnu, ortalamadan daha küçük gözleri bulunan erkekler, kadınlar tarafından kısa ilişkilere daha uygun görülürken, etli dudakları ve ortalamadan daha büyük gözleri bulunan kadınların da karşı tarafa uzun vadeli olmayan bir cinsel mesaj gönderdikleri düşünülüyor.
Örneğin Angelina Jolie’de bulunan özellikler, erkekler tarafından çekici bulunurken, kadınlar tarafından güzel olarak değerlendiriliyor.
Araştırmada, deneklerin yüzde 72’si kendilerine gösterilen fotoğraftaki kişinin niyetini doğru olarak anlayabildi.
Diş Gıcırdatma probleminiz mi var? İşte size birkaç öneri…

Diş Gıcırdatma probleminiz mi var? İşte size birkaç öneri….
Günümüzde birçok kişi stresin neden olduğu hastalıklarla uğraşmaktadır. Stres bazı kişilerde tansiyon problemini, ülseri ve bazılarında da diş gıcırdatma problemini beraberinde getirir. Halk arasında diş gıcırdatma diye bilinen Brusizm hastalığı günümüzde çok yaygındır ve genellikle bu alışkanlığa sahip kişiler bundan habersizdirler.
Brusizm halk arasında diş gıcırdatma diye bilinen genellikle uyku esnasında oluşan güçlü çene hareketlerinin neden olduğu çeneleri sıkma, dişleri gıcırdatma olayıdır. Diş gıcırdatma ve diş sıkma günümüzde birçok kişinin sahip olduğu bir hastalıktır. Plusdent Ağız ve Diş Sağlığı’ndan Diş Hekimi Mehmet Zait Kazandı’ ya göre diş sıkma ve diş gıcırdatmanın en önemli nedeni strestir. Genellikle diş gıcırdatma 20 ve 40 yaşları arasındaki kişilerde görülür. Dişlerimizi sıkmamız ya da gıcırdatmamız sonucunda diş minesine zarar veririz. Bu da diş hassasiyetine ve de diş kaybına hatta pahalı bir tedaviye neden olabilir. Diş Hekimi Mehmet Zait Kazandı aynı zamanda diş gıcırdatması ya da sıkmasına sahip olan kişilerin gece uyurken dişlerini sıktıklarını ve de sabah çene ağrısıyla uyandıklarını, uyurken dişlerini gıcırdatarak çıkardıkları seslerin gece boyunca eşlerini uyandırdıklarını ve de bununda ilişkileri zora soktuğunu ekledi.
Plusdent Diş Kliniği’nden Diş Hekimi Mehmet Zait Kazandı bununun üç ana nedeni bulunduğunu belirtiyor: 1- Dental (dişle ilgili) nedenler; yüksek veya olması gerekenden düşük seviyede yapılmış dolgu ve protezler. 2- Psikofizyolojik nedenler; duygusal gerilim. 3- Anatomik farklılıklar; çene ekleminin konumunu değiştiren cerrahi işlemler. (yirmi yaş diş çekimleri vs.). Daha çok stres kökenli olan diş gıcırdatma ve sıkma sorununun 'A tipi kişilik' denilen mükemmeliyetçi kişilerde daha çok görüldüğü gözleniyor. Diş Hekimi Mehmet Zait Kazandı diş gıcırdatması şikayetiyle Plusdent Kliniği’ni ziyaret eden kişilerin düşünüldüğü gibi daha çok ağırlaşan ekonomik koşullardan etkilenmiş kişiler olmadığını hatta tam tersine her türlü imkâna sahip olan varlıklı kesimden de olduklarını belirtti.
Plusdent Diş Kliniği’nden Diş Hekimi Mehmet Zait Kazandı diş gıcırdatması ya da diş sıkması şikayeti olan kişilere bazı ip uçları verdi;
Bir Diş kliniğinden randevu alın; Bir diş kliniğinden size yardımcı olması için randevu alın. Bu kişi size akşamları kullanmanız için ısırma plağı olarak adlandırılan koruyucu plağı verecektir ki bu sizin dişlerinize daha fazla zarar vermenizi engelleyip ve beklide diş sıkmanızı ve de diş gıcırdatmanızı engelleyecektir.
Sıcak nemli bir bezle kompres yapın; Yatmadan önce 10 dakika yüzünüze sıcak ve nemli bir bezle kompres yapın bu çene kaslarınızın rahatlamasına neden olacaktır.
Meditasyon ya da sıcak duş; Yatma saatinizden önce meditasyon yaparak ya da sıcak bir duş alarak rahatlayın. Rahatlamanız aynı zamanda uykuya rahat bir şekilde dalmanızı ve de uyku esnasında da rahat olmanıza ve de uyurken kendinizi sıkmamanıza yardımcı olacaktır.
Alkol ve kafeinden uzak durun; Alkol ve kafein kullanımını mümkün olduğu kadar azaltın. Bu hem sizin sağlığınıza katkıda bulunurken diş gıcırdatma ve de diş sıkma probleminizden de uzaklaşmanıza yardımcı olacaktır.