İshal etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
İshal etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Yeni bir salgın mı geliyor?



Son günlerde başta İngiltere olmak üzere bazı Avrupa ülkelerini kasıp kavuran, hastanelerin ve okulların kapatılmasına yol açan salgın hastalık nedir?

Daha önce bilinmeyen ve yeni ortaya çıkan bir hastalıkla mı karşı karşıyayız? Bu hastalıktan korunmak için neler yapılması gerekiyor?...

Memorial Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Laboratuvarlar Koordinatörü Doç. Dr. Kenan Keskin'in verdiği bilgilere göre, bu salgın hastalığın etkeni olan “Norovirus” aslında daha önceden bilinen ve tanınan bir virüs. Daha önceden bu virüse “norwalk like virus” adı veriliyordu. Bu virüs insanlarda, sindirim sistemini (mide ve bağırsaklar) tutan, bulantı, kusma, ishal ateş ve baş ağrısı şikayetlerine yol açan bir enfeksiyon hastalığına sebep oluyor.

Dünya üzerinde, bu etkenle olduğu kanıtlanmış, kayıtlara geçmiş pek çok salgın biliniyor. Bu salgınların büyük bir kısmı da; lüks restoranlar, oteller ve eğlence yerlerinde meydana geldi. Hatta yüksek fiyatlarla hizmet veren bir tur gemisinin yolcuları arasında da bu etkenle bir salgın meydana geldiği yolunda basında haberler yer aldı.

Bu Belirtileri Önemseyin!

Norovirüs’ü alan kişilerde 24-48 saat sonra; şiddetli bulantı, kusma, ishal, kimi zaman baş ağrısı ve ateş gibi belirtiler meydana geliyor. Hastalık 2-3 gün içerisinde kendiliğinden geçmekle birlikte özellikle küçük çocuklarda, yaşlılarda, düşkünlerde ve vücut direncinin düşük olduğu; kalp hastalığı, akciğer hastalığı, şeker hastalığı, kronik böbrek hastalığı gibi hastalıkları bulunanlarda şiddetli seyredebiliyor.


Hastalık sağlıklı bireylerde özel bir tedavi gerektirmiyor, kaybedilen sıvı ve tuzun ağız yoluyla alınmasıyla kendiliğinden iyileşme oluyor. Ancak yukarıda belirtilen, hastalığı ağır seyredenlerde hastanede yatarak destek tedavisi uygulanması gerekli olabiliyor.

Hastalık, sağlıklı insanlara, etkenin ağız yoluyla alınması sonucunda, bulaşıyor. Daha çok gıda hazırlayıcıları ve sunucularından (restoran, cafe, tabldot yemekhaneleri, oteller, hastaneler vb. mutfak ve yemekhanelerinde çalışanlar) yayılıyor ve bu yerlerde kontamine yiyecek ve içecekleri yiyen içen insanlara bulaşma oluyor. Bundan başka, hasta olan insanlardan, onların çıkarttıları ile temas eden hastalara da bulaşma olabiliyor.

Deniz Ürünleri ve Dondurulmuş Gıdalara Dikkat


Deniz ürünlerinin yenmesi ile de salgınlar meydana geldiği biliniyor. Etken virüs soğukta canlılığını koruduğundan, dondurulmuş besinlerden kaynaklanan salgınların olduğu da biliniyor.
Bir gıda maddesine Norovirüs karıştığı olduğu biliniyorsa bunun tüketilmemesi ve imha edilmesi önem taşıyor.

Ayrıca lağım suları ile kirlenme ihtimali olan çiğ sebze ve salata melzemelerinin çok iyi yıkanması ve bunlardan arta kalan çöplerin ortada bırakılmayıp, hemen çöpe atılması gerekiyor. Çok az miktarda virüs alınması, hastalık oluşumu için yeterli olduğu için hastalık, hızla yayılma ve salgın oluşturma eğilimi gösteriyor.

Korunmada En Etkili Yol Elleri Yıkamak

Özellikle gıda hazırlayan ve sunanların tuvaletten çıktıklarında mutlaka ellerini yıkamaları, sık sık banyo yapmaları, kısacası kişisel hijyen kurallarına riayet etmeleri büyük önem taşıyor. Hastaların kullandığı çamaşır, masa örtüsü ve benzeri tekstil ürünlerinin ise yüksek sıcaklıkta yıkanması gerekiyor.

Bundan başka hasta olanların uygun süre (norovirüs enfeksiyonu tanısı konulan gıda hazırlayıcı ve sunucularında iki hafta) işlerine ara vermeleri, diğer bireylerin ise hastalık süresince evde istirahat etmeleri uygun oluyor.

Bir kişi bu hastalığa birden çok kez yakalanabilir, çünkü virüsün farklı serolojik tipleri (farklı antijen yapısına sahip tipler) bulunuyor ve bunlardan birisi ile hastalanan kişilerde, o tipe karşı oluşan antikorlar, diğer tiplere karşı koruyuculuk sağlamıyor. Etken virüsün bu özelliği nedeniyle bir koruyucu aşısı da geliştirilemiyor.

İshal, çocukları vuruyor



Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Pof. Dr. Sabri Acar, her yıl dünyada 1 milyar, Türkiye'de ise 1-1.5 milyon çocukta ishal görüldüğünü ve yine dünyada her yıl 1.2 milyon çocuğun ishalden hayatını kaybettiğini söyledi.

Mide ve bağırsaklarda bulunan gıdalar-yiyecek ve içeceklerin tam emilmeden sulu bir şekilde dışarı atılmasına ishal dendiğini hatırlatan Pof. Dr. Sabri Acar, ishalde; gaitanın sayısından ziyade kıvamının önemli olduğunu vurguladı. Her yıl dünyada 1 milyar, Türkiye'de ise 1-1.5 milyon çocukta gastroenterit(ishal-kusma) görüldüğünü, bunların yüzde 80'inin 2 yaş altı çocuklar olduğunu belirten Acar, "Sosyoekonomik durumu bozuk olanlarda, çevre koşulları iyi olmayan yerlerde oturanlarda, kreş, okul, bakımevi gibi toplu yaşam yerlerinde ishal daha sık görülmektedir. Dünyada her yıl 1.2 milyon çocuk ishalden ölmektedir ki bu da ortalama dakikada 1 çocuğun ishalden öldüğünü göstermektedir. Bulantı, kusma, iştahsızlık, ishal, karın ağrısı, bazen ateş, karın şişkinliği, susama hissi gastroenteritlerde görülen şikayetlerdir. Gastroenteritler; mikrobik, virütik, paraziter ve mantarlara bağlı olabildiği gibi, mikrobik olmayan ishallerde olabilir" dedi.

Ağızdan alınan gıda ve yiyecekler iyi temizlenmemiş, iyi hazırlanmamış, iyi muhafaza edilmemiş ise veya çocuklar kirli ellerini ağızlarına götürmeleri ile mikropların ağız yoluyla alındığını ifade eden Pof. Dr. Sabri Acar, "Ağız yoluyla girip bağırsağa yerleşen virüsler villusları harap ederek; mikroplar ise bağırsak duvarına yapışarak veya salgıladıkları toksinlerle ishal ve kusmaya sebep olurlar. İshal ve kusması olan bir çocukta gözler çökük, ağız-dili-damağı kuru, ufak bebekse fontaneli(bıngıldak)çökük, karın çökük, cilt turgor ve tonusu bozulmuş olabilir. Hastalarda genel bir düşkünlük, su kaybı derecesine bağlı olarak şok ve koma gelişebilir. Normal şartlarda basit bir ishal 3-5 günde bol sıvı ve perhizle düzelebilir; ancak su kaybına giren(bol kusma ve ishali olan kişide) daha yakından takip gerekir" diye konuştu.

İshalle çocuklarda yüksek ateş, gaitada kan ve su kaybı yok ise, evde takip edilebilir, tuz-şeker karışımı sıvı yanında bol sulu gıdalar; yoğurt, pirinç lapası, patates püresi, elma, muz, şeftali, yağsız ve şekersiz gıdalar verilir" diyen Pof. Dr. Acar, "Eğer su kaybı gelişirse, bu arada hastada; yüksek ateş, kusma ve ishal ev şartlarında devam ediyorsa, doktora müracaat edip, hastaneye yatırılarak serum takılabilir" şeklinde konuştu.

İshal-kusma yani gastroenterit oluşmadan önce tedbir alınması gerektiğine işaret eden Pof. Dr. Sabri Acar, şu tavsiyelerde bulundu: "Eller sık sık yemek öncesi ve sonrası mutlaka yıkanmalı, ağızdan alınan tüm yiyecekler; temiz, iyi hazırlanmış veya kaynatılmış, içinde katkı maddesi bulunmayan bir durumda olmalı ve uygun şartlarda muhafaza edilmelidir. Tuz-şeker karışımı sıvılar ve perhizle ishal ve kusma düzelmiyorsa doktora başvurulmalıdır".

I-İ Harfleri ile Başlayan Hastalıklar

Ileitis

İnce bağırsağın iltihaplanmasıdır. Hastada, karın ağrısı ve ishal görülür. Buna Crohn hastalığı da denir.

İdrarda kan görülmesi

İdrarda kan görülmesine tıp dilinde hematuri denir. İdrar renginin kanlı olması; yenilen şeylerdeki boyalardan olabileceği gibi, herhangi bir hastalığın işareti de olabilir. Bu nedenle bir doktora gitmekte fayda vardır.

İdrar torbası iltihabı

İdrar torbasının (mesanenin) bakteri ve virüsler tarafından iltihaplandırılması sonucu ortaya çıkan bu hastalığa, tıp dilinde sistit denir. Hastanın karın bölgesinin alt kısmında ve bacak aralarında ağrı vardır.

Sık sık idrar yapmak ihtiyacı hisseder. İdrar yaptıktan sonra da mesanede veya penisin ucunda şiddetli ağrı hissedilir. Bazı durumlarda idrar yollarında yanma ve kanlı idrar da görülür.
Ağrıları dindirmek için, karına sıcak su torbası konur.

İdraryolları iltihabı

İdrar torbası iltihabı; idrar yolları taşı, belsoğukluğu veya eklem hastalıklarının neden olduğu bir hastalıktır. Çok içki içenlerde görülür.

İdrar yollarında acıma hissedilir. Tedaviye yardımcı olmak için bol miktarda su içilir, sıcak banyolar yapılır.

İdrar yollarında yanma

İdrar yollarında veya idrar yaparken yanma çeşitli nedenlerden kaynaklanır. Belsoğukluğu, ülser, mesane iltihabı, prostat iltihabı, mesane uru, yumurtalık iltihabı, apandisit düşünülebilir.

Bu nedenle tedaviye geçmeden önce, hastalığı doğuran nedeni tespit etmek gerekir. Tedavi, hastalığı doğuran nedene göre yapılır.

İdrar tutukluğu

Mesane (idrar torbası) dolu olduğu halde idrar yapılamaz. Karnın alt bölgesi gerginleşmiştir. Bastırılınca ağrı hissedilir. Tıp dilinde akut retansiyon adı verilen bu durumun nedenleri çeşitlidir.

Örneğin, böbreklerde taş, prostat büyümesi, idrar yollarının doğuştan kusurlu olması, fazla miktarda alkol içmek, mesane felci, belsoğukluğu, sinir hastalıkları veya üşütmek idrar tutukluğuna neden olabilir.

İlk tedbir olarak hastanın karnına içinde sıcak su olan bir şişe konur. Sıcak su ile banyo yapılırken, idrar çıkarmaya çalışılır.

İdrar tutamamak

Bazı kimseler, öksürme, aksırma, gülme, ağlama, hallerinde veya heyecanlandıkları zaman idrarlarını tutamayıp kaçırırlar. Bu durum bilhassa çok doğum yapmış kadınlarda sık görülür.

Nedeni ön ve arka boşaltım kanallarındaki kasların zayıflamış olmasıdır. Ayrıca böbrek veya idrar yollrındaki taş veya tümör, omuriliğin hastalanması da idrar tutamamaya neden olabilir.
Küçük çocuklarda ise, bağırsak solucanları idrar kaçırmaya neden olabilir.

İdrar zorluğu

Hastanın günlerce idrara çıkmaması şeklinde kendini gösteren bu hastalığa; tıp dilinde Anüri adı verilir. Mesane (idrar torbası) boştur. Hastada uyuklama, baş ağrısı, adalelerinde oynama ve kusma görülebilir.

Nedeni böbrek hastalıkları, mesane, veya rahim hastalıkları, yaralanma ve idrar yollarında taş bulunmasıdır. Tedavi için doktora başvurmak gerekir.

İktidarsızlık

Erkeklik organının (penisin) yeteri kadar sertleşmemesi sonucu, cinsel ilişkide bulunamamaya; halk arasında iktidarsızlık, tıp dilinde ise empotans denir.

Kendine güvenememek, yorgunluk, tiksinti, sinir bozukluğu, alkolizm, şeker hastalığı, doğum kontrolü için uygulanan metotlar veya aşırı şişmanlıktan kaynaklanır. Ilık banyolar, açık havada dolaşmak ve dinlenmek başvurulacak ilk çarelerdir.

İncinmek

Herhangi bir eklemin, burkulması sonucu ortaya çıkan bir durumdur. Çoğunlukla ayak, el bileklerinde veya diz kapağında görülür.

Eklem; incindiği zaman, kısa süren bir ağrı hissedilir. Sonra eklemin bulunduğu yerde şişme, zonklama, morarma görülür.
Yapılacak ilk iş, incinen yeri sargı bezi ile sarmak ve üzerine soğuk su dökmektir.

İshal

İshal; normal katılıktaki dışkının sulu veya yumuşak; sümüklü, kanlı veya yağlı bir şekil alıp, sık sık tuvalete çıkmak ihtiyacını doğurmasıdır. Bazen de ağrı yapar.

İshal ve kabızlığın birbiri ardınca sık sık görülmesi kesinlikle ihmal edilmemesi gereken bir durumdur. İshale halk arasında amel ve sürgün; tıp dilinde ise diare denir.

İshalin nedenleri arasında; yiyeceklerin bozuk olması, veya yiyecek çeşitlerinin değişikliği, üşütme, isteri, bağırsak hastalıkları, kolera, dizanteri, tifo, nefrit, kalp, karaciğer veya akciğer hastalıkları sayılabilir. Bu nedenle kısa sürede geçmeyen ishallerde mutlaka doktora başvurmak gerekir.

Neden ne olursa olsun tedavinin ilk şartı sıkı bir perhizdir. Hastaya açık çay, maden suyu içirilir, yoğurt yedirilir. Sütlü ve yağlı yiyecekler verilmez, peynir yedirilmez. Bol limonlu pirinç çorbası ve patates püresi yedirilir. Her saat başı bir elmayı yemesi tavsiye edilir.

İsilik

Terledikten sonra derinin üzerinde görülen kızarıklılara halk arasında isilik denir. Tıp dilinde ise miliare denir.

İsteri

Psikonevrozlar grubuna giren bir çeşit hastalıktır. Tıp dilinde babinski hastalığı veya pithiatisme adı verilir.

Hastalığın belirtileri; hastanın sosyal ve entellektüel seviyesine göre değişir. Hastanın gayesi, çevresinin ilgisini üzerine çekmektir. Bunun için aşağıdaki şikayetlerin biri veya birkaçı birden görülebilir.

Hastada; ağrılar, baş dönmesi, bayılma, iştahsızlık, titreme, boğazında düğümlenme duygusu, kaslarda gerilme, geçici körlük, sağırlık, herhangi bir uzuvda uyuşma, hafıza kaybı görülür. Tedavinin temeli telkindir.

İştahsızlık

Soğuk algınlığı, mide rahatsızlıkları, bağırsak hastalıkları, karaciğer hastalıkları, safra kesesi hastalıkları, böbrek veya kalp hastalıkları, kadınlarda aybaşı halleri, isteri, yorgunluk, can sıkıntısı, iştahsızlık gibi nedenlerden kaynaklanabilir.

Tedaviye yemekleri belirli saatlerde yemeye alışmakla başlanabilir. Üzücü ve sıkıcı olaylardan uzak durmaya çalışılır. Nedeni bulmak için doktora başvurulur.