Genital Herpes: Seks ile bulaşıyor, sinsi ilerliyor



Cinsel yolla bulaşan Genital Herpes virüsünü taşıyan insanların yüzde 60’ı bu virüsü taşıdıklarından habersiz. Araştırmalara göre Türkiye’de virüsün görülme sıklığı yüzde 90’lara ulaşmış durumda.

Virüs insan vücuduna bir kez girdikten sonra hücreler içinde yaşamını sürdürerek değişik zamanlarda tekrar tekrar enfeksiyona yol açabilir. Cinsel anlamda aktif olan herkesi etkileyen Genital Herpes partnerden partnere kolaylıkla bulaşabilir.

Acı veren kaşıntılı kabarcıklar, genital bölgeyi etkileyen yumrular, döküntüler ve idrar yaparken duyulan ağrı, HSV tip 2’nin ilk başta görülen klasik belirtileridir. Hastalığa ateş, halsizlik, lenf bezlerinin şişmesi gibi belirtiler de eşlik eder. Ağrı, kabarcıklar ve kırmızı, içi sıvı dolu şişlikler şeklinde görülen bu belirtiler 10 ila 15 gün sürmektedir. Cinsel anlamda aktif olan herkesi etkileyen Genital Herpes, Herpes Simplex Virüs’ünün (HSV) neden olduğu bir virüs enfeksiyonudur. HSV tip 1 ve tip 2 olarak iki çeşittir. Özellikle tip 2 genital bölgeyi, anüsü, kalça bölgesini, tip 1 ise genellikle ağız, yüz ve dudakları etkiler.

HASTALAR VİRÜSÜ TAŞIDIKLARININ FARKINDA DEĞİL
HSV-2 ile enfekte olanların yüzde 20’sinde hiçbir işaret ve bulgu görülmez ve bu kişiler virüsün varlığından haberdar olmaz. Aynı şekilde enfekte olanların yüzde 60’ında bulgular o kadar hafif ve atipiktir ki, hastalar virüsü taşıdıklarını fark edemez. Hem genital hem de yüz herpesine sebep olan herpes simplex virüslerinin (HSV-1 ve HSV-2), dünya nüfusunun yüzde 50’sinden fazlasını etkilediği tahmin edilmektedir. Dünyanın bazı bölgelerinde 10 kişiden 8’i bu iki virüsten birini taşımaktadır. 2006 yılında yapılan bir araştırmaya göre Türkiye’de bu virüsün görülme sıklığı yüzde 90 oranında.

HSV tip 2’nin neden olduğu genital herpes hastalıkları ağızdan ağıza, ağızdan genital bölgeye ve genital bölgeden genital bölgeye temas yoluyla bulaşabilir. Hastalığın bulaşması için semptomların olması gerekmez; yani hastalık asemptomatik olarak seyrederken de partnerden partnere bulaşabilir. Virüs insan vücuduna bir kez girdikten sonra hücreler içinde yaşamını sürdürerek değişik zamanlarda tekrar tekrar enfeksiyona yol açar. Genital herpes, cinsel yolla bulaşan bir hastalıktır ama bu rahatsızlığın tedavisindeki son gelişmeler, cinsel partnerlere geçme riskini azaltma yolunda çok değerli bilgiler sağlamıştır.

GENİTAL HERPES TEDAVİ YÖNTEMLERİ:
Antiviral Tedavi : Hastalığın alevlenmelerinin sıklığını, şiddetini ve süresini azaltmada çok etkilidir. Bu, alevlenme ilk ortaya çıkışında birkaç gün sürebilir. Alternatif olarak, alevlenmeleri önlemek isteyenler veya alevlenmeler arasındaki viral yayılmayı azaltmak isteyenler için, tedavi, birkaç ay veya yıl boyunca günlük olarak sürdürülebilir (baskılama tedavisi).

HASTALIĞIN YAYILMAMASI İÇİN...
Genital herpesi bulaştırma riskini azaltacak çeşitli yollar mevcuttur. Öncelikle, bir kişi herpes virüsü taşıyorsa bu bilgiyi partneriyle paylaşması önemlidir. Daha sonra çift hangi risk azaltma yöntemlerini kullanacağına birlikte karar verebilir. Virüsü bulaştırmayı önlemenin en iyi metodu, hastanın bulgular ortaya çıkmışsa cinsel temastan kaçınmasıdır. Bulaştırma riskini azaltmada olası iki strateji daha vardır. Birincisi, herpesin bulaşma riskini yüzde 50 azaltan lateks prezervatif kullanımıdır. Hiçbir bulgunun görülmediği durumlarda da enfeksiyonun geçmesi olası olduğundan (bu asemptomatik saçılma olarak bilinir), arada bir kullanmak yerine tüm cinsel aktivitelerde prezervatif kullanımı daha etkilidir. İkinci yaklaşım baskılayıcı antiviral tedavidir (Yılın belli ayları boyunca süren bir dönemde uygulanan sürekli günlük tedavi).

HAMİLELİKTE GENİTAL HERPES
Genital herpesi olan kadınların hamile kalmaması ve başarılı bir doğum yapmaması için hiçbir neden yoktur. Özellikle annede hamile kalmadan önce veya gebeliğin erken evrelerinde genital herpes belirlenmişse, yeni doğan bebeğe enfeksiyonu bulaştırma riski düşüktür. Eğer anne genital HSV virüsünü gebeliğin son üç ayında alırsa, bebeklerdeki neonatal herpes riski en yüksek düzeye ulaşır. Bunun nedeni yeni enfekte olmuş annenin virüse karşı yeterli antikor üretememiş olması ve böylece bebek için doğum öncesi ve sonrasında az doğal korunma oluşmasıdır.

Genital HSV enfeksiyonu genellikle aktiftir ve böylece doğum sırasında virüs doğum kanalında mevcut olacaktır. HSV enfeksiyonuyla gebeliğin son döneminde karşılaşıldığı durumlarda dahi, uzmanlar, sezaryen ile doğum önermek gibi ve/veya antiviral tedavi reçete etmek gibi bebeği koruyucu önlemler de alabilir. Genital herpesi olan tüm hamileler veya hamileliği planlayan kadınların, aile doktorları ve kadın-doğum uzmanları ile görüşmesi gerekmektedir.

Hiç yorum yok: